ANA SAYFA   -   SENDİKAMIZ HAKKINDA   -   TÜZÜĞÜMÜZ   -   YÖNETİM   -   KURULUŞUMUZ   -   YASA ve MEVZ   -   FOTO ARŞİVİ
        GENEL MENÜ
      YENİ BÜLTEN
      YAYINLARIMIZ
      BASIN AÇIKLAMALARI
      MAKALELER
      KOMİSYONLAR
      BECAYİŞ
      SOSYAL FALİYETLER
      DAYANIŞMA
      FAYDALI LİNKLER
      KONFEDERASYONLAŞMA
      ARŞİV
      DUYURULAR
      ÜYELİK FORMU
 

 
 
 
 
 
 
 
 

BİRLEŞİK KAMU-İŞ

BİRLEŞİK KAMU İŞGÖRENLERİ SENDİKALARI KONFEDERASYONU

 

 

 

 

 

                                                                                                        10 Temmuz 2008

BASINA VE KAMUOYUNA

        

·       Komik yüzdelik ücret artışı kabul edilemez

·       Çalışanın gözünün içine baka baka yalan söylenmektedir

·       Hükümet, kaşıkla verip kepçeyle geri almaktadır

 

    15 Temmuz 2008 günü tüm kamu çalışanları maaşlarını yüzde 3,96 zamlı alacaktır. Yoksulluk sınırının 2 bin 315 YTL olduğu ülkemizde bu artışla birlikte en düşük memur maaşı 835 YTL olacaktır.

            Artış sonrasında en düşük memur maaşının 1.016 YTL’ye yükseleceği açıklamaları gerçeği yansıtmamaktadır. Evli ve 2 çocuk sahibi bir memur gözetilerek açıklanan bu rakamlar, memurun eline geçen net maaş miktarlarını değil,  aile yardımı, asgari geçim indirimi, denge tazminatı miktarları eklenerek açıklanmaktadır. Halkın gözünün içine baka baka yalan söylenmektedir.

            Ayrıca Temmuz ayı sonrasında bir çok memurun aldığı maaşın vergi oranı % 15’lik vergi diliminden % 20’lik vergi dilimine girecektir. Hükümet % 3,96 zammı, % 5 olarak geri alacaktır.

“Durmak yok zamma devam” diyen hükümet, çalışanları da perişan etmekte kararlıdır. AKP İktidarında iyice yoksullaşan kamu çalışanları, artık gıda, kira başta olmak üzere en temel ihtiyaçlarını bile karşılayamaz duruma gelmiştir.

Halk giderek yoksullaşmaktadır. Küresel sermayenin kurumları olan İMF ve Dünya Bankası’nın talimatlarına harfiyen uyarak, halkı açlığa ve yoksulluğa mahkum eden AKP iktidarı, suni gündemler yaratarak toplumu uyutmaya çalışmaktadır. Ancak ekonomi halkın birinci gündemidir. Eve ekmek götüremeyen çalışanın zoraki gündem maddelerine karnı toktur.

AKP iktidarının devletin tüm yükünü çeken kamu çalışanlarına reva gördüğü bu komik ücret artışını kabul etmemiz mümkün değildir. Çalışanların gerçek enflasyon karşısındaki kayıpları göz önüne alınmalı ve ona göre ek zam yapılmalıdır. Kamu çalışanlarına insanca yaşayabilecekleri bir ücret ödenmelidir.

Birleşik Kamu-İş yüzdelik zamlara karşıdır. Grevli toplu sözleşmeli sendika hakkını içeren yasal düzenleme bir an önce Meclis’ten geçirilmelidir. Toplu görüşme aldatmacasına son verilmelidir. Tüm sendikaları, konfederasyonları grevli toplu sözleşmeli bir sendika yasası için ve 15 Ağustos’ta başlayacak toplu görüşme sürecinde IMF ve Dünya Bankası politikaları dayatan AKP iktidarına karşı ortak mücadeleye çağırıyoruz.

                                                                     

                                                     Birleşik Kamu-İş Genel Merkezi

 
---------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------
 
 
 

Türkiye İstatistik Kurumu'nun (TÜİK) açıkladığı Haziran ayı enflasyon rakamları, halkın gerçeklerini yansıtmaktan uzaktır. Rakamları düşük gösterecek şekilde hazırlanan enflasyon sepetine göre belirlenen enflasyon rakamları ile halkın rakamları arasında hiçbir benzerlikyoktur .
     Haziran ayı itibariyle yıllık enflasyon yüzde 10,61 olarak açıklanmıştır. Ancak çalışanların hissettiği enflasyon % 40’dır. Bir yılda gıda ürünlerindeki enflasyon %35 ila %147 arasında değişmiştir. (Dolmalık bibere % 147, pirince %  141, makarnaya %  135, ayçiçek yağına % 130, mısır özü yağına %  120, margarin ve tuza %  95, salçaya % 35 zam gelmiştir.)
     Ankara’da bir yılda ortalama kira artışı ise yüzde 20 olmuştur.
Hükümetin kendi belirlediği enflasyon oranına göre bile kamu çalışanları % 7 alacaklıdır. Bu rakam Temmuz ayından itibaren maaşlara yansıtılmalıdır. 
     AKP İktidarında iyice yoksullaşan kamu çalışanları, artık gıda, kira başta olmak üzere en temel ihtiyaçlarını bile karşılayamaz duruma gelmiştir.
     Sağlıklı beslenemeyen, ekonomi dar boğazında yoğun stres altında bulunan çalışanlar sağlığını da kaybetmiştir. Ancak çalışanın burada da karşısına Türkiye’nin bir başka gerçeği çıkmaktadır. Sağlıktaki özelleştirme politikaları ve çöken sosyal güvenlik sistemi sonucunda halk hastane kapılarından çevrilmekte, parası olan sağlık hizmeti alabilmektedir. Ayrıca bir yılda hastane yatak ücreti % 70, doğum ücreti %  62, sağlık araç gereçlerinin fiyatı %  28, ameliyat ücreti % 25, doktor muayene ücreti % 12 oranında artış göstermiştir.
Üstelik  sadece artış gösteren enflasyon oranları değildir, işsizlik rakamları da aynı oranda büyümektedir. Cumhuriyetin dev kurumları özelleştirme adı altında haraç mezat yabancı sermayeye ve yerli işbirlikçilerine satılmış, çıkarılan işçilerimiz, işsizler ordusuna katılmıştır.  Türkiye’de işsizlik oranı % 12’ye yükselirken, bu oran genç nüfusta % 20 olarak karşımıza çıkmaktadır. Üniversite mezunu yüz binlerce gencimiz işsizdir, çalışanların bir çoğu da eğitimini aldıkları mesleklerin dışında garson, şoför, manav, güvenlik görevlisi, tezgahtar gibi görevlerde asgari ücretle çalışmaktadırlar. 
     Halk giderek yoksullaşmaktadır. Küresel sermayenin kurumları olan İMF ve Dünya Bankası’nın talimatlarına harfiyen uyarak, halkı açlığa ve yoksulluğa mahkum eden AKP iktidarı, suni gündemler yaratarak toplumu uyutmaya çalışmaktadır. Önce türban tartışmaları ile gündem meşgul edilirken, şimdi de hayali bir örgüt yaratılarak kamuoyunun dikkati oraya çekilmektedir. Demokratik, laik cumhuriyetten yana olanlara karşı sindirme operasyonu yaparak, korku imparatorluğu oluşturulmak istenmektedir. 
     Ancak ekonomi halkın birinci gündemidir. Eve ekmek götüremeyen çalışanın zoraki gündem maddelerine karnı toktur.  
     AKP iktidarının devletin tüm yükünü çeken kamu çalışanlarına reva gördüğü bu ücret artışını kabul etmemiz mümkün değildir. Çalışanların gerçek enflasyon karşısındaki kayıpları göz önüne alınmalı ve ona göre ek zam yapılmalıdır. AKP hükümeti rüyasında gördüğü enflasyon oranında çalışanlara ücret artışı yapmaktan vazgeçmelidir. Kamu çalışanlarına insanca yaşayabilecekleri bir ücret ödenmelidir.
     Birleşik Kamu-İş yüzdelik zamlara karşıdır. Grevli toplu sözleşmeli sendika hakkını içeren yasal düzenleme bir an önce Meclis’ten geçirilmelidir. Toplu görüşme aldatmacasına son verilmelidir. Tüm sendikaları, konfederasyonları grevli toplu sözleşmeli bir sendika yasası için ve 15 Ağustos’ta başlayacak toplu görüşme sürecinde İMF ve Dünya Bankası politikaları dayatan AKP iktidarına karşı ortak mücadeleye çağırıyoruz. 04.07.2008

          
           Birleşik Kamu-İş Genel Merkezi

 
 
 
 
 
 
--------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------- 
 
  
 
 
 
 
 

BİRLEŞİK SAĞLIK-İŞ’ LE TOPLU GÖRÜŞMEYE

 

Bilindiği üzere;  4688 sayılı Kamu Görevlileri Sendikaları Yasasında belirtilen yetkili sendika ve konfederasyonlarla hükümet arasında toplu görüşme adı altında çalışanların sosyal, ekonomik ve özlük haklarının iyileştirilmesi konusunda görüşmeler yapılmaktadır.

        Bu bağlamda Birleşik Sağlık-İş sendikası olarak tüm üyelerimizin sorun, görüş ve çözüm önerilerini tespit edebilmek için, sitemiz kanalıyla talepler değerlendirilip mevcut sorunlar üzerinden bir çalışma yapılacaktır. Mevcut talepler ve sorunlarınızı e-mail, e-posta, telefax veya işyeri temsilcilerimiz aracılığıyla ulaştırmanız,  sorunları bire bir yaşayanlar olarak sizlerden alıp, toplu görüşme masasına doğru olarak taşımak için tüm üyelerimiz ve çalışanlardan duyarlı olmalarını ve yarınlar için mücadele etmelerini istiyoruz

         Birleşik Sağlık-İş sendikası gücünü geçmişte olduğu gibi şimdide üyelerinden almakta, üyelerimizin menfaatleri doğrultusunda mücadele etmeyi amaç ve görev bilmektedir.  

 

 

                                                                                                               GENEL MERKEZ             

 

                                                                                                             YÖNETİM KURULU 

 
 ------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------
 
------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------
 
   
 
 
 
 
 
 
 

       BİRLEŞİK KAMU-İŞ

                            BİRLEŞİK KAMU İŞGÖRENLERİ SENDİKALARI KONFEDERASYONU 

 

                                                                                                                                         10 Nisan 2008

 

                     

                 Türkiye’nin gerçek konfederasyonu kuruldu
 

Emek mücadelesini ırkçılıkla, bölücülükle, gericilikle lekelemeyen; çağdaş, laik, demokratik, sosyal hukuk devletinden  yana olan; Türkiye’nin 4’üncü büyük konfederasyonu Birleşik Kamu-İş kuruldu. Bünyesinde Eğitim, Öğretim ve Bilim Hizmet Kolunda Eğitim-İş, Sağlık ve Sosyal Hizmet Kolunda Birleşik Sağlık-İş, Büro Bankacılık ve Sigortacılık Hizmet Kolunda Birleşik Büro-İş, Yerel Yönetim Hizmet Kolunda Yerel-İş, Kültür ve Sanat Hizmet Kolunda Kültür Sanat-İş sendikalarını barındıran Birleşik Kamu İşgörenleri Sendikaları Konfederasyonu’nun (Birleşik Kamu-İş) şu an 22 bin üyesi bulunuyor.

Ankara Valiliğine yapılan resmi başvurunun ardından Birleşik Kamu-İş Başkanı Yüksel ADIBELLİ’nin yaptığı açıklama:

 

Değerli Basın Mensupları,

Küreselleşmenin getirdiği emperyalist dayatmalar sonucu yoğunluk kazanan özelleştirme ve taşeronlaştırma sonucu Cumhuriyetin kurumları SÜMERBANK başta olmak üzere, TÜPRAŞ, TELEKOM, TEKEL, ERDEMİR gibi değerler çok uluslu şirketlere “babalar”gibi satılarak peşkeş çekilmiştir. Bu anlayış bütün dünyada sendikasızlaştırmayı da beraberinde getirmiştir.

Hal böyle iken, mevcut sendika ve konfederasyonlar, kendi varlık nedenleri olan ilke ve amaçlarından koparak tamamen siyasallaşma yolunu tercih etmişlerdir. Bu tercihi belli siyasal parti ve grupların siyasal ihtiyaçlarından yana kullandıklarından çalışanlar nezdindeki inandırıcılıklarını da tamamen kaybetmişlerdir.

Sendika ve konfederasyonlarla ilgili belirttiğimiz bu olumsuzluklar sadece kamu çalışanlarının çıkarlarına zarar vermekle kalmamış, toplumsal muhalefetsizliği fırsat bilen siyasal iktidarın ve küresel sermayenin ekmeğine de yağ sürmüştür..

Sendikal anlamda bu olumsuzlukları taşıyan sendikalar ve konfederasyonlar, Türkiye cumhuriyetinin kuruluş felsefesine Atatürk ilke ve devrimlerine, çağdaş, laik, demokratik,sosyal hukuk devleti olan Türkiye Cumhuriyeti’nin kazanımlarına sahip çıkmada yetersiz kaldıkları gibi, ulusal sorunlara karşı da duyarsız kalmışlardır. Bir yıl gibi uzun bir süre emek platformu toplanamamış, iktidara karşı etkin eylemler yapılamamıştır. İktidar adeta dikensiz gül bahçesinde yoluna devam etmiştir. Yurdumuzun tapusu olan Lozan, Vakıflar Yasası ile delinmiştir, Sosyal Güvenlik Yasa Tasarı ile kamu çalışanlarının ve halkımızın geleceği karartılmıştır. Sosyal devlet adım adım yok edilmektedir. AKP iktidarı müthiş bir gerici kadrolaşma ile karşı devrim hareketini sürdürmekte, yargı bağımsızlığı göz ardı edilerek hukuk devleti olma ilkesi çiğnenmektedir.

ABD ve AB emperyalist güçleri, Büyük Ortadoğu Projesi kapsamında devletin üniter yapısını, ulusal birlik ve beraberliğimizi tehlikeye düşürmekte; demokratik, laik, sosyal bir hukuk devleti olan cumhuriyetimizi ılımlı İslam devletine dönüştürmek için var güçleri ile çalışmaktadırlar.  Demokrasi ve özgürlük adına bazı sendika ve konfederasyonlar da, AB ve ABD emperyalist güçleri ile işbirliği içine girmişlerdir. Bazıları da işbirlikçi AKP iktidarı ile ortak hareket etmeyi tercih etmişlerdir. Böylece mevcut sendikalar ve konfederasyonlar amaçları doğrultusunda çalışmaktan uzaklaşmışlar, işlevsiz hale gelmişlerdir.

Bütün bunları göz önünde bulunduran, sendikal sürece antiemperyalist, ulusalcı bir yaklaşımla bakan, kamu çalışanlarının ekonomik, demokratik, özlük, sosyal ve hukuksal haklarını gözeten yeni bir sendika anlayışıyla kurulmuş olan Eğitim-İş, Birleşik Sağlık-İş, Birleşik Büro-İş, Yerel-İş ve Kültür Sanat-İş sendikalarımız, daha güçlü ve katılımcı bir örgütlenme yapısı oluşturarak, yeni sendikal anlayışı egemen ve etkin kılmak için Birleşik Kamu İşgörenleri Sendikaları Konfederasyonu’nu (Birleşik Kamu-İş) kurmuşlardır. Birlikten kuvvet doğar atasözünün ışığında güçlerimizi birleştirerek sendikal hedeflerimize doğru ilerleyeceğiz. Hem çalışanlarımızın hem de halkımızın gözü, kulağı ve sesi olacağız.

Konfederasyonumuzun öncelikle kamu çalışanlarına, halkımıza ve emek dünyasına önemli katkılar sunacağına inanıyoruz.

 
 
                                                                                Birleşik Kamu İş Genel Başkanı

                                                                                         Yüksel ADIBELLİ

 
 
 
 
 
 
------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------
 
 
-----------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------
 
 
 
 
 
 
Karar :2008/1                                                                                                           10.04.2008

Konu:Konfederasyon Yönetim

           Kurulu görev dağılımı

 

 

           Birleşik Kamu-İş Konfederasyonu Merkez Yönetim Kurulu en yaşlı üye Yüksel ADIBELLİ başkanlığında toplanarak aşağıdaki şekilde görev  dağılımı yapılmasına oy birliği ile karar vermiştir.

 

 

MERKEZ YÖNETİM KURULU GÖREV DAĞILIMI:

 

GENEL BAŞKAN :YÜKSEL ADIBELLİ

GENEL SEKRETER:SEYHAN TORLAK 

GENEL MALİ SEKRETER: HASAN  KÜTÜK

GENEL ÖRGÜTLENME SEKRETERİ: SALİM ÇORUK

GENELTOPLU GÖRÜŞME HUKUK VE ÖZLÜK  SEKRETERİ: EKREM GÖÇMEN

GENEL BASIN YAYIN  EĞİTİM VE AR-GE SEKRETERİ: SİNAN DÜZENLİ

GENEL DIŞ  İLİŞKİLER VE SOSYAL İLİŞKİLER SEKRETERİ: FAZLI ZORALOĞLU

 

 
------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------
           
-------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------- 
 
 
 
 

                                         BASINA VE KAMUOYUNA AÇIKLAMA:

                     Emek Platformu’nun Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Yasa Tasarısına karşı 14 Mart 2008 Cuma günü yapmış olduğu 2 saatlik iş bırakma eylemine Birleşik Kamu-İş olarak destek verilmiş ve bu eylem sonucunda da Hükümet geri adım atmak zorunda kalmıştı. Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı ile Emek Platformu temsilcilerinin birlikte yaptıkları toplantı sonucunda anlaşmazlığa düşülen pek çok önemli konuda bir uzlaşma sağlanamamıştır.

                     Emek Platformu’nun yeniden durumu ciddi olarak değerlendirip yeni bir ortak eylemlilik örgütlemesi yapması gerekirken KESK, DİSK ve TTB birlikte hareket ederek Emek Platformundan ayrı olarak 01 Nisan 2008 Salı günü iş bırakma eylemi kararı almışlardır. Bu ortak açıklamada hükümetin: ” Emek Platformu’nun talepleri ve eylemleri karşısında oyalama, geçiştirme ve emek örgütlerini bölerek, Meclis’ten yasayı jet hızıyla geçirme taktiği izlediği anlaşılıyor.” Deniyor. Açıklamanın devamında ise:” Bizler özelde AKP siyasetine değil, içinde insan unsuru barındırmayan, emeği, emekçileri ve halkı dışlayan, sermayenin karına kar katarken halka yoksulluğu ve sefaleti reva gören IMF talimatlarıyla hazırlanmış siyasetlerin karşısındayız.” Diyerek yasa taslağının hazırlanması ve TBMM’ne sunulmasında sanki AKP masummuş gibi çelişkili bir tavır sergilenmektedir. Hak gasplarına neden olan, halkı açlığa ve sefalete sürükleyen AKP iktidarına sahiplenilerek hem Emek Platformu bölünmekte, hem de AKP’nin, IMF’nin ekmeğine yağ sürülmektedir. Bu ne perhiz, bu ne lahana turşusudur.

                     Emek Platformu’nun diğer bileşenleri de bazı konularda AKP’nin geri adım atmış olmasını yeterli sayıp görüntüyü kurtarma, olanla yetinme gayreti içinde olmamalıdır.Bu tabana karşı yasak savma olur ki, bunu da ne çalışanlar, ne de halkımız kabul etmeyecektir.

                     Emek Platformu bir yıl sonra harekete geçip Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Yasa Taslağı’na karşı başlattığı eylemi ortada bırakarak emek hareketine ve halkımıza sırtını dönemez.

                      Birleşik Kamu-İş, Emek Platformu’nun gücünü bölmeden birlikte, daha kararlı bir tavır ve tutum sergilememiz gerektiğine inanmaktadır. Emek Platformu bileşenleri en kısa zamanda bir araya gelerek durumu değerlendirmeli ve mutlaka bir ortak eylem kararı alarak uygulamaya koymalıdır. Bütün çalışanların ve halkımızın beklentisi de bu doğrultudadır.

Basına ve Kamuoyuna saygıyla duyururuz.

BİRLEŞİK KAMU-İŞ YÜRÜTMESİ ADINA
                  Yüksel ADIBELLİ
 
 
------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------
 

Sosyal Güven(siz)lik Yasası Çıkıyor Dikkat!....

Şu anda mecliste çalışmaları yapılan 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası (SSGSS) yasa tasarısı eğer yasalaşırsa bizi ve çocuklarımızı neler bekliyor birlikte bakalım.

1- Yıpranma yani fiili hizmet kaldırılıyor, altı ay süreyle verilmesi öngörülen emzirme yardımı bir aya düşürülüyor, tüm sağlık hizmetleri katılım payı adı altında paralı oluyor.

2- (Madde 27) Emekliliğe hak kazanabilmek için yakın zamanda 5.000'den 7.000 güne çıkarılan prim ödeme zorunluluğu 9.000 gün prime çıkarılıyor.

3- (Madde 28) Kadınlar için 58, erkekler için 60 olan emeklilik yaşı hem kadınlar, hem de erkekler için 65'e çıkarılacak.

4- (Madde 29) Emekli maaşları % 23 ila % 33 arasında düşürülecek.

5- (Madde 68) Sadece ayakta tedavi olununca değil; hastalık, kaza, ameliyat gibi nedenlerle hastaneye yatmak gerekince de 'katılım payı' adı altında para ödenecek.

6- (Madde 68) 'Katılım payı' gerektiğinde beş katına kadar arttırılacak.

7- (Madde 18, 19, 80) Hastalanan sigortalılara verilen iş göremezlik ödeneği % 16 azalacak.

8- (Madde 87) Primini ödeyemeyen çiftçilerin pamuğuna ,buğdayına, üzümüne ,tütününe el konulacak.

9- (Madde 88) Bağ-Kur Emekli maaşından 10 yıl süreyle % 10 oranında Genel Sağlık Sigortası primi kesilecek.

10-(Madde 88) Aylık geliri 139,6 YTL' den fazla olan bütün vatandaşlar her ay 73 ila 475 YTL arası Genel Sağlık Sigortası primi ödemek zorunda kalacak.

11-(Madde 88, 89 ,90) Primini ödeyemeyen vatandaşlar sağlık hizmeti alamayacak, hastane kapılarından geri dönecek.

12-(Geçici Madde 5) Sağlık hizmeti alabilmek için bu ülkenin vatandaşı olmak, üstelik vergi ödemek, dahası Genel Sağlık Sigortası primi yatırmak, hatta bir de 'katılım payı' ödemek yetmeyecek. Şimdi bir de 'ilâve ücret' adı altında para ödemek gerekecek.

Bu uygulamalara dur demek için;

Sendikamız, Birleşik Kamu-İş yürütme kurulu toplantısında, Emek Platformu tarafından düzenlenecek olan eylemliklere katılma kararı almıştır.

Alınan Karar Çerçevesinde:

1- 13 Mart Perşembe günü tüm illerde kitlesel basın  açıklaması  yapılacak 

2- 14 Mart Cuma günü saat 10.00-12.00 arasında uyarı amaçlı “çalışmama hakkını” kullanacaktır.

Tüm Şube ve Temsilciliklerimizin bu karar çerçevesinde hareket etmeleri için bilgi ve gereğini rica eder, çalışmalarınızda başarılar dileriz.

                                                                                 Birleşik Sağlık-İş Sendikası

                                                                               GenelMerkezi                                                                             

                                                                                                                              
 
      DUYURULAR

Atatürk'e ve Demokrasimize sahip çıkmak için Kadıköy'deyiz

Devam »»


BİRLEŞİK KAMU-İŞ’TEN CUMHURİYET GAZETESİNE VE ADD’YE ZİYARET

Devam »»


ORTAK BASIN AÇIKLAMASI

Devam »»


SAĞLIK BAKANLIĞI sağlık hizmetleri ve yardımcı sağlık hizmetleri sınıfındaki unvanlarda çalıştırılmak üzere 657 sayılı Kanunun 4/B maddesine göre, sözleşmeli personel alımı yapılacaktır.

Devam »»


Sendikamız örgütlenme komisyonu

Devam »»


1 MAYIS 2008 ISTANBUL ŞİŞLİ

Devam »»


1 Mayıs kutlama programı

Devam »»


1 Mayıs’ta Taksim Meydanı’ndayız

Devam »»


Kaymakam'ın sağlık memurunu görevlendirmeye yetkisi olmadığına dair Antalya İd. Mah. kararını okumak için sitemizin duyurular bölümüne bakınız.

Devam »»

      İRTİBAT BİLGİLERİ
GENEL MERKEZ: Sahraicedit mah. Derya Sok. Semiz apt. no:9/:4 Kadıköy - İstanbul

  Tel: 0216 411 3800
 Fax: 0216 411 4702
Gsm: 0542 242 7773
      SİTE İSTATİSTİĞİ

GENEL MERKEZ: Sahraicedit mah. Derya Sok. Semiz apt. no:9/:4 Kadıköy - İstanbul

Tel: 0216 411 38 00    Fax: 0216 411 47 02    Gsm: 0542 242 77 73       Email: bsi@birlesiksaglikis.org.tr