BASINA VE KAMUYONA
Bilindiği üzere ülkemiz kamu çalışanları sendikaları konfederasyonlarının kendilerine biçtikleri etkinlik alanı son derece dardır. Bu konfederasyonlar, kamu emekçilerinin çalışma yaşamını olumsuz etkileyen idari dayatmalara karşı mücadeleyi kendilerine bağlı sendikalara devretme kolaycılığına kaçmakta, sorunların çözümünde aktif rol al(a)mamaktadırlar.
Çalışma yaşamının tamamına nüfuz edebilen potansiyelin atıl bırakılmasının yarattığı olumsuzluğu ve boşluğu ortadan kaldıracak alternatif bir açılım arayışında olan BİRLEŞİK KAMU İŞ, bir süredir, kamu çalışanlarının idarenin hatalı uygulamalarından kaynaklanan “ortak sorunlarının” tespiti amacıyla sistematik araştırmalar yapmaktadır.
Çoğu zaman idari bürokrasinin yeterli hukuki donanıma sahip olmamasından kaynaklanan hukuki karmaşalar, türlü ekonomik ve sosyal sıkıntılarla boğuşan milyonlarca kamu çalışanının ilave yersiz sıkıntılar yaşamalarına neden olmaktadır.
Bu nedenle Konfederasyonumuz, çalışma yaşamının genelini ilgilendiren çarpıklıkların ortadan kaldırılabilmesi için geniş kapsamlı hukuki girişimler yapacak ve bu girişimleri kamuoyu ile paylaşacaktır.
Bu girişimlerin ilki bugün itibariyle başlatılmıştır. BİRLEŞİK KAMU İŞ, ülke genelinde yaptığı çalışma sonunda, kamu görevlileri aleyhine yürütülen idari soruşturmalarda, muhatap kamu görevlilerinin soruşturma dosyasını inceleme ve dosyadan örnek almak isteklerinin “gizlilik” gerekçesiyle reddedildiğini tespit etmiştir. Söz konusu uygulama, Anayasa’nın “Hak Arama Hürriyeti” başlıklı 36. maddesi ve yine “Disiplin Kovuşturulmasında Güvence” başlıklı 129. maddesi kapsamında Anayasal koruma altında olan savunma hakkını ihlâl etmektedir. Anayasa’nın 90. maddesi uyarınca, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin “Adil Yargılanma Hakkı” başlıklı 6. maddesi çerçevesinde de güvence altında olan savunma hakkının idare tarafından bu hakkın amaca uygun şekilde kullandırılması zorunludur. Bu hakkın hukuka uygun şekilde kullandırılmaması sorumluların cezalandırılmasını zorunlu kılar. Keyfi uygulamaya gerekçe yapılan “soruşturmanın gizliliği” ilkesi, soruşturma kapsamında elde edilen bilgilerin soruşturmanın muhatabından değil, üçüncü kişilerden gizlenmesini ifade eder. Başka bir ifade ile gizlilik, hakkında soruşturma yapılan kimsenin “lekelenmeme hakkının” somut tezahüründen ibarettir.
Hatalı uygulamaya son verilmesi amacıyla Başbakanlık, 26 Bakanlık ve 81 İl Valiliği’ne eş zamanlı olarak idari başvuru yapılmıştır. Başvurumuza rağmen keyfi tutumda ısrar eden kamu görevlilerinin cezalandırılması için gereken tüm hukuki süreç işletilecektir.
Kamuoyuna saygı ile duyurulur. HASAN KÜTÜK
Genel Başkan